PİLONOL
PİLONOL JEL 200 ML
PİLONOL KREM 100 ML
DEPHYTO PFT 50 ML
DEPHYTO
DEPHYTO PELOIT THERAPY
DEPHYTO GECE KREMİ
DEPHYTO GÜNDÜZ KREMİ
DEPHTO GÖZ ÇEVRESİ KREMİ
DEPHYTO YÜZ BAKIM KREMİ
DEPHYTO NEMLENDİRİCİ EL KREMİ
DERMANOL
DERMA-NOL ANTI SELÜLİT
DERMA-NOL ANTI C
DERMA-NOL ANTI-H
DERMA-NOL ANTI-Y
DERMA-NOL ANTI-P
DERMA-NOL RENEW E
DERMA-NOL RENEW LEG V
DERMA-NOL RENEW FOOT CREAM
FELİL
FELİL CİLT BAKIM SETİ
FELİL KADIN TİPİ ŞAMPUAN
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
FELİL KADIN TİPİ ŞAMPUAN
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
FELİL ERKEK TİPİ ŞAMPUAN
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
FELİL ERKEK TİPİ ŞAMPUAN
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
FELİL KADIN TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
FELİL KADIN TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
FELİL ERKEK TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
    (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
FELİL ERKEK TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
FELİL GÜNDÜZ KREMİ
FELİL GECE KREMİ
FELİL YÜZ BAKIM KREMİ
FELİL GÖZALTI KREMİ
FELİL NEMLENDİRİCİ EL KREMİ
FELİL BLACK MASK
POLİPHİN
POLIPHIN ŞAMPUAN
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
POLİPHİN ŞAMPUAN
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
POLIPHIN 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
POLİPHİN 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL
CORE PRIMAL KADIN TİPİ ŞAMPUAN
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL KADIN TİPİ ŞAMPUAN
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL ERKEK TİPİ ŞAMPUAN
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL ERKEK TİPİ ŞAMPUAN
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL KADIN TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL KADIN TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL ERKEK TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (YAĞLI SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL ERKEK TİPİ 3 LÜ ŞAMPUAN SET
   (KURU NORMAL SAÇLAR İÇİN)
CORE PRIMAL SPREY
CORE PRIMAL SOLUSYON
Polifenoller

POLİFENOLLERİN KULLANIM ALANLARI VE FAYDALARI

  1. Polifenoller her molekülde birden fazla fenol grubunun bulunduğu bileşiklerdir. Polifenoller genelde bitkilerde bulunur ve bitkilerin renklenmelerinden, örneğin sonbahardaki yaprak renklerinden sorumludurlar. Antioksidan özelliklerinden dolayı insan sağlığına muhtemel faydaları vardır. Antioksidan polifenollerin oksidatif stresi (reaktif oksijen ile meydana gelen stres) azaltmalarindan dolayı kardiyovasküler hastalık ve kanser risklerini de azalttığına dair bulgular vardır.
  2. Topikal uygulamada atopik dermatit, sedef, iltihap kaynaklı eklem rahatsızlıkları gibi cilt rahatsızlıklarını tedavi edebilme yeteneği vardır.
  3. Detoksifiye edici özelliği ve anti-age özelliği sayesinde yüz bakım ürünlerinde kullanımında gözalıcı sonuçlar verir.
  4. Polifenoller  iltihaplanma problemlerine neden olan reaktif oksijen türlerini azaltmada önemli rol oynamaktadırlar.
  5. Bazı polifenol antioksidanları tümör oluşumu ve gelişimini önlemektedir. İnsan vücudundaki enzim reaksiyonlarını katalize ederler. Sindirimi arttırıp, metabolizmayı uyarırlar. Ağır metalleri ve atık metalleri bağlayarak vücuttan atılmasını sağlarlar.
  6. Polifenoller kollajen sentezini stimüle edebilme yetenekleri sayesinde cilt dokusunun onarımında yardımcı olarak kullanılırlar. Açık yaraların ve yanıkların en az ağrı ve izle iyileşmesini sağlarlar.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ İLE TÜM SAÇ DERİSİ

  1. İnsan saçı sürekli ve siklik olarak (anagen) büyür. Saç siklusunu gelişme dönemi büyümenin durması (katagen) ve istirahat dönemi oluşturur. Saçın büyümesi normalde randomize ve non-senkronizedir. Ancak postpartum dönemde ve sistemik hastalıklarda olduğu gibi bazı fizyolojik durumlarda kıl siklusu senkronize olur. Senkronizasyon katagen dönemde olursa, katogen ve telogen dönemin toplamı kadar bir dökülme dönemi olur. Fizyolojik olarak dökülmenin başlangıcı yeni bir anagen siklusta, yani kıl, foliküler kanala girmeye başladığında gerçekleşir.
  2. Saçların dökülmesinin anagen fazdaki bir artışla önlenebileceği düşünülmektedir. Anagen faz saçların büyüme fazıdır. Uzmanlar kanlanmanın o bölgede artmasıyla sağlanabileceğini düşünmektedir. Polifenollerin mikrosirkulasyonu arttırması sebebiyle söz konusu bölgede aşırı bir kanlanma olur. Bu sebeple saç büyümesi fazının artmasına etki edebilir.
  3. Yapılan araştırmalara göre polifenollerin ve çinko mineralinin saç dökülmesinde rol oynayan 5-alfa-redüktaz enzimi üzerinde inhibe edici etkisi bulunmaktadır.
  4. Polifenollerin sedef, egzamai seboreik dermatit, alopesi areata gibi saç derisi problemlerinin tedavisinde olumlu sonuçlar doğurduğuna dair çalışmalar mevcuttur.
  5. Özetle polifenoller anagen fazda artış sağlayarak , sitokinin üretimini regüle ederek, 5 alfa redüktaz enzimini inhibe edici etki yaparak saç dökülmesi problemleri ve saç derisi problemlerinin çözümüne yardımcı olur.

 

SİYAH MASKE İLE CİLT BAKIMI

  1. Polifenoller maske olarak cilde uygulandıklarında göz alıcı sonuçlar doğururlar. İlk olarak mikrosirkülasyonu uyarabilme yetenekleri sayesinde hücrelerin daha fazla besleyici oksijenle beslenmesini sağlarlar.
  2. Antioksidan etkinlikleri ile cilt yüzeyindeki serbest radikalleri, toksinleri bağlayarak cilt yüzeyinden uzaklaştırırlar.
  3. Cildin sahip olduğu nemi uzun süre korumasını sağlarlar. Bunu deriyi hidrate edebilme yetenekleri sayesinde başarırlar. Daha fazla hidrate olmuş ve neme doymuş cilt erken yaşta kırışıklık oluşmasına izin vermez.
  4. Detoksifiye edici özellikleri vardır.
  5. Ölü hücreleri cilt yüzeyinden uzaklaştırırlar. Temizlenmiş, tazelenmiş, ışıldayan bir cilde sahip olmanızı sağlarlar.
  6. Melanin pigmentini regüle edebilme yetenekleri sayesinde cildin doğal rengini kazanmasını sağlarlar.
  7. Cildin yağ oranını dengelerler. Siyah nokta oluşumunu engellerler.
  8. Antiinflamatuar özellikleri sayesinde cilt yüzeyinde oluşmuş aknenin giderilmesinde yardımcı olurlar.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ İLE HEMOROİD TEDAVİSİ

  1. Polifenoller vazokonstriktör etkileri sayesinde anal kanalda yerleşmiş damarsal yapıların genişleyerek anal kanaldan dışarıya sarktığı hemoroid hastalığında hastalığın seyrini pozitif yöne çevirmeye etki ederler. Bölgede kılcallardaki kan dolaşımını uyarıcı etki yapmaları sebebiyle sorunlu bölgede rahatlık oluştururlar.
  2. Çin’de yapılan klinik bir çalışmada yüzlerce hemoroid hastası üzerinde uygulanan polifenol tedavisi son derece olumlu sonuçlar vermiştir.
  3. Polifenollerin hemostaz (kan kaybının önlenmesi ve kanamanın durdurulması) üzerine etkileri sayesinde yara iyileşmesinde ilerlemeler kaydedilmiştir.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ İLE CİLT BAKIM KREMLERİ

  1. Polifenollerin sahip olduğu hücre permeabilitelerini arttırabilme yetenekleri sayesinde cilde uygulandığında cildin mineral alışverişini hızlandırır.
  2. Cilde ihtiyaç duyduğu nemi tek dozda karşılarlar.
  3. Polifenollerin üstün şelatlama yetenekleri sayesinde cilt üzerinde detoks etkisi yaparlar.
  4. Cilde rengini veren melanin pigmentinin aktivitesini regüle ederek cildin tonunu düzgünleştirirler. Cilt yüzeyinde oluşmuş lekelerin giderilmesine yardımcı olurlar.
  5. Uygulama sonrası cilt eski ışıltısına ve sağlığına geri kavuşur.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ İLE EGZAMA VE SEDEF TEDAVİSİ

  1. Egzama hastalığı ciltte meydan gelen kaşıntılı kızarıklıkların ödemli veziküllere dönüşmesi, içi sıvı dolu bu veziküllerin patlamasıyla sıvının cilt yüzeyini kurutarak çatlatması ardından derinin kabuklanarak kabukların dökülmesiyle karakterizedir.
  2. Polifenollerin deriyi hidrate edebilme yetenekleri sayesinde derinin kuruyup çatlaması engellenir. Ayrıca polifenollerin antiinflamatuar ve antimikrobiyal etkinlikleri ile derinin enfekte olmasının önüne geçilir. Enfekte olmuş hasarlı derinin onarılaması sağlanır.
  3. Bunlara ek olarak kollajen sentezini uyarıcı etki sayesinde hasarlı dokunun onarılmasın hız kazandırılmış olunur.
  4. Sedef hastalığı cilt yüzeyindeki kırmızımsı renkten gümüşümsü renklere kadar giden enflamasyonlu plaklarla karakterizedir. Tedavisinde merhem, losyon yada krem formatında sunulan polifenoller inflamasyonun hücresel yayılımını durdukları yapılan çalışmalarda görülmüştür. Polifenollerin kollajen sentezini de uyarmalarıyla cilt dokusunda oluşmuş tahribat onarılmış olur.
  5. Özetle polifenol içerikli ürünlerle sedef hastalığını kontrol altında tutmak mümkündür.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ İLE VARİS TEDAVİSİ

  1. Varis ülseri varisli bölgede kılcal damarların zayıflaması ve buna karşın basıncın artması , zayıflayan ve basınç altında kalan bölgelerde en ufak bir darbede dahi yara oluşmasına neden olmaktadır. Yara açılan bölge yeterince beslenemediği için varis ülserinin iyileşmesi oldukça uzun zaman almaktadır.
  2. Polifenollerin kılcal damarlardaki mikrosirkulasyonu tetiklemesi sayesinde  zayıflayan kılcal damarlar üzerindeki basınç azalır. Kılcal damarlardaki basıncın azalmasıyla dolaşım rahatlar ve sorunlu bölgedeki dokular daha iyi beslenmeye başlar.
  3. Polifenollerin antioksidan aktiviteleri sebebiyle dokulardaki oksijen miktarı artar. Bunlara ek olarak humatların kollajen sentezini stimüle edebilme yetenekleri sayesinde sorunlu bölgede oluşmuş yaraların iyileşme süreleri kısalır.
  4. Polifenollerin antiinflamatuar etkinlikleri sayesinde iltihap kaynaklı ağrılar engellenir. Bacaklarda oluşmuş ödem kan dolaşımının arttırılması sağlanarak giderilir.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ SELÜLİT TEDAVİSİ

  1. Yağ hücreleri fazla yağın depolanmasıyla genişler. Yağ hücrelerinin genişlemesiyle deri altı bağ dokusu etkilenir ve vücut fazladan su tutmaya başlar bundan dolayı kan dolaşımında zayıflama olur. Hücrelere oksijen taşınması yavaşlamış olur ve cilt elastikiyetini kaybeder.
  2. Tıptaki adı hidrolipodistrofi olan selülit derinin hemen altında kalan yağ dokusunun bağ dokuları arasında sıkışması sonucunda derinin üst kısmının portakal kabuğu görünümünü almasıdır. Ciddi oranda estetik bir problem olan selülit, sanılanın aksine sadece kilolu bayanlarda görülmez. Daha çok bayanların kalça, basen, dizin ve bileğin iç kısmı, baldırların arkası ve çoğunlukla üst bacak bölgesinde görülür.
  3. Polifenollerin mikrosirkulasyonu tetiklemesi sayesinde dokulara oksijen taşınımı artar ve cilt tekrar elastikiyet kazanır. Ayrıca polifenollerin sahip olduğu astrenjan etki sayesinde dokulardaki fibriner sıkılaşmayla birlikte ciltte sıkılaşma görülür. Kollajen sentezinin stimüle edilmesiyle cildin sıkılaşmasına katkıda bulunur. Ciltteki ödemin atılmasına yardımcı olur.

 

POLİFENOL YÖNTEMİ İLE ÇATLAK TEDAVİSİ

  1. Cilt çatlağı sık görülen bir rahatsızlıktır ve pek çok kişiyi estetik açıdan rahatsız  etmektedir. Deride çizgisel incelme ve yara izi şeklinde belirti vermektedir.
  2. Cilt çatlakları, vücudun değişik bölgelerinde kilo artışı nedeniyle,  derinin alt                    dokularında yoğun ve sürekli gerilme sonucu ortaya çıkmaktadırlar. Derinin gerilmesi  derideki bazı hücrelerden kimyasal maddelerin ortaya çıkmasını tetiklemektedir. Bunun sonucu olarak alt derideki kollajen ve elastik lifler zarar görmektedir.
  3. Polifenollerin cilde lokal olarak uygulanmasıyla ciltteki enflamasyonu azaltır ve cilt çatlaklarına neden olan hormonların negatif etkilerini ortadan kaldırır. Aynı zamanda ciltteki kollajen ve elastinin yeniden yapılanmasına yardımcı olarak cilt yüzeyinin düzgünleşmesinde rol oynar.

 

 
 

POLİFENOLLERİN ÖZELLİKLERİ

Polifenollerin sağlık ve güzellik için kullanımının kökeni yazılı tarihin başlangıcı olan İlkçağ’a kadar uzanıyor. Günümüzde bilimsel olarak kanıtlanmış doğal cilt bakımı anlamına geliyor. Kaynaklar eski Mısırlıların polifenol içeriği yüksek Nil çamurundan güzellik, bakım ve tedavi amaçlı yararlandıklarını belirtiyor. Kleopatra’nın düzenli olarak Nil çamuruyla cilt bakımı yaptırdığı ve sahip olduğu güzelliğin ününün Roma topraklarına kadar ulaştığı günümüze gelen bilgiler arasında yer alıyor. Sezarın, Kleopatra ile ilk karşılaştığında “Kutsal İmparatoriçe! Sizinle tanışmadan önce Mısır’ı Amon-Ra’nın aydınlattığını sanırdım, oysa bu aydınlık tüm Mısır’a sizin teninizden yansıyormuş” şeklinde iltifat ettiği Mısır arkeolojisinin farklı tarihsel kaynaklarında doğrulanıyor.

Polifenol içerikleri yüksek olan çamurlar ayrıca doğal jeolojik ve biyolojik olaylar sonucunda oluşan yer altı ve deniz kaynaklı organik ve/veya inorganik maddeleri içeriğinde barındırıyor.

Polifenollerin antioksidan içerikleri aralarında kardiovasküler rahatsızlıklarında bulunduğu pek çok hastalığa karşı insan sağlığını koruyucu etkileri  bulunmaktadır. Elma, baklagiller, böğürtlen, çilek, kızılcık, üzüm, ahududu, kakao, kahve gibi bitkilerde yoğun olarak bulunmaktadır.

Polifenollerin antioksidan faaliyetleri vücudumuza sayısız zararı bulunan serbest radikaller bağlayarak sistemimizden uzaklaştırlar.

Bağışıklık sistemimizin temel elemanlarından lökositler üzerine pozitif etkileri vardır. Bu sayede vücudumuz hastalıklara karşı daha dayanıklı ve yara tamiri konusunda daha yetenekli hale gelir.

Oksidatif stresi azaltabilme ve inflamasyonu indirgeyebilme yetenekleri sayesinde koroner kalp yetmezliği gibi rahatsızlıkların önüne geçerler. (M.F. Muldoon and S.B. Kritchevsky, Flavonoids and heart disease. Brit Med J 312:458-459 (1996)John P. Cooke, The Cardiovascular Cure, Random House Inc., New York (2002) ISBN 0-7679-0881-3)

Resveratrol gibi bazı polifenol antioksidanlarının memelilerde tümör oluşumunu baskıladığını kanıtlayan çalışmalar mevcuttur. (M. Jang, L. Cai, G.O. Dean, K.V. Slowing, C.F. Thomas, C.W.W. Beecher , H.H.S. Fong, N.R, Farnsworth, A.D. Kinghorn, R.G. Mehta, R.C. Moon and J.M. Pezzuto, Cancer chemopreventive activity of reseveratrol, a natural product derived from grapes Science 275:218-220(1997))

Tüm bu etkilerinin yanı sıra anti aging etkileri yani cilt yüzeyindeki kırışıklıklarının üzerine yavaşlatıcı etkileri de son zamanlarda göze çarpan etkilerinden biridir. (Vieira O, Escargueil-Blanc I, Meilhac O, Basile JP, Laranjinha J, Almeida L, Salvayre R, Negre-Salvayre, A Effect of dietary phenolic compounds on apoptosis of human cultured endothelial cells induced by oxidized LDL; Br J Pharmacol1998Feb;123(3):565-73)

Serbest radikallerin yaşlanma üzerine etkilerinin olduğu üzerine yayınlanmış çalışmalar vardır. Aynı zamanda güneşin yaydığı ultraviyole ışınları da yaşlanmayı hızlandıran faktörler arasındadır. Polifenolleri tükettiğimiz besinlerle vücuda alarak yaşlanmanın etkileriyle savaşmamızın yanı sıra topikal olarak cilt yüzeyine uyguladığımızda da yaşlanma karşıtı etkilerini görebilmekteyiz. (Clin Exp Dermatol.2001Oct;26(7):578-82)

 
 

POLİFENOL BİLİMİ

16 ve 17 yüzyıllarda, Avrupalı doktor ve şifacılar, çeşitli rahatsızlıkları tedavi etmede turba (çürümüş bitkilerden elde edilen kömür)  ekstrelerini kullandılar.  
Zengin Avrupalılar, polifenol çamur banyolarının çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği bilinen Avusturya’daki ünlü Neydharting Polifenollerini düzenli olarak ziyaret ediyorlardı.
Napolyon ve diğer ünlü Avrupalılar, kas ağrısı, eklem ve diğer sorunların tedavisi için bu polifenollere uğradılar.
Polifenoller, çimen ve ağaç ayrışması sonucu neredeyse sadece organik maddeden oluşur.
Ekseriyetle, Polifenollerin genel olarak ender veya önemli jeolojik yatak haline gelebilmesinin sebebi 30 - 60.000 yaşında olmalarıdır.

Avrupalı Bilim adamları

Alman bilim adamları önemli maddeleri turbadan ilk izole edenlerdi. Bu sıvıyı tamamen karakterize etmek bugün bile çok zordu ancak büyük bir kısmı son zamanlarda keşfedilmiştir.  En iyi tespit edilebildiği kadarıyla, humik asitler, çoklu altı-karbon aromatik halkaları ve birçok karboksilik asit fonksiyonel parçaları olan yüksek molekül ağırlıklı polimerlerdir. Bu maddeler, en az 300 yıl boyunca Avrupa'da yoğun ilgi konusu oldu. Onların tedavi değerini anlamaya yönelik olarak son 30 yılda çok büyük bir çaba sarf edilmiştir.
Avrupa’da bu seviyede bir araştırmaya rağmen, Kuzey Amerika’da bu maddeler hakkında çok az şey bilinmektedir.

Polifenol Çalışmaları

Çalışmalar göstermektedir ki Polifenoller, serbest radikal gelişiminden koruma sağlayarak hücre zarlarının oksidasyonunu engelleyebilme yeteneği sayesinde cildi korurlar. Polifenollerin epidermiye nüfuz edişi kanıtlanmıştır. Polifenollerin iltihaplanmaya karşı etkilerinin Asetilsalisilik asit’in iki katı fazla olduğuna dair iltihabı azaltma yeteneği kayıt altına alınmıştır. Bundan başka, humik maddelerin toksik madde ve kirlilikleri bir dışa çeken büzücü eylemi vardır. Humik maddeler ayrıca, kan dolaşımını düzelten ve cilt metabolizması ve hücre yenileme sürecini6 aktive eden vazodilasyonu5 da etkiler.
Ayrıca, çalışmalar polifenollerin egzama ve dermatit tedavisinde de fayda sağladığını göstermektedirler.

Cilde faydaları
Basitçe özetlemek gerekirse, polifenol molekülü cilde nüfuz edip kolayca emilerek yeni cilt hücrelerini yenilemek üzere sürekli besleyen etkin bir taşıyıcı kurye gibi görev yapmakta ve hücresel düzeyde şu faydaları sağlamaktadır:   

Cildi zararlı serbest radikallerden korumak
– ANTIOKSIDANLAR  - Yaşlılık belirtileri ve kızarıklık ve şişliklerin azaltılması 
– ANTI-ENFLAMATUAR – Apaçık bir ten ve cilt hücrelerinin yenilenmesi  
– BESLEYİCİ KURYE SİSTEMİ – Gençlik parlaklığının korunması ve hasarlı / yıpranmış cildin onarımı 
– BİYOELVERİŞLİ BESLEYİCİ  - Yuvarlak, yumuşak ve pürüzsüz cilt ve toksin ve kirlerin dışa atılması için 
- ASTRENJAN – Aknesiz bir cilt için derin temizlenen gözenekler

 

 

 
ÜRETİM
Laboratuar
Polifenoller
Fason üretim
Anasayfa  İletişim  Bilgilendirme  Atak Mail
Web Tasarım & Hosting
Atak Teknoloji